A letter from Jan 10, 2025

Time Travelled — 12 months

Peaceful right?

Selam, bu gün, bu gece (10.01.2025) farklı bir şey anlatmayacağım. Hatta yazının ilerleyen bölümlerinde geçen hafta yaşadığım şeyin nasıl aynısını yaşadığımı anlatacağım. Bayılıyorum bu halimle bile estetik olmaya çalışmaya. Buraya yazmak istemiyorum aslında. Kağıda, kaleme dokunmak bana daha iyi geliyor. Yazdım da hatta. Ama bunu buraya yazmak istedim. Her şeyi de oraya yazmak istemiyorum. Güvenli gelmiyor. Hep yazmayı istediğim şu cümleyi yazıp kurtulayım öncelikle: "Buraya en son uzun bir yazı yazmıştım. Ve en çok istediğim şeyin UpWork'ün olmasıydı. O oldu. " Ama nasıl oldu? Öncelikle kredi kartımın kullanım süresi dolduğu için yeni bir kart başvurusu yaptım. Bu defa yanında banka kartı da aldım. O gün bana hiç yakışmayan bir hırsızlık hareketine de imza atıp babamın fındıklarından yaklaşık 6-7-8 kilo çaldım. Bu ilk hırsızlığım değildi. Daha önce de annemle bize kartını verdiğinde yine 1100 lira çektim deyip daha fazlasını almıştım. Kendime yakıştırıyor muyum bu hareketleri? Hayır. Ama kendime yakıştırmadığım o kadar çok şey yaptım ve yapmaya devam ediyorum ki. Güya bunların hepsini geri vereceğim. Koltuğun bir taksidini tamamen ben ödeyeceğim. Bu arada aldığım miktara tam olarak bakacağım. Net olsun istiyorum. Vicdanım rahatlasın. Annem bir gün televizyon izlerken ben çocuğuma bile güvenmiyorum demişti. Aklıma hemen kendim geldim. Utandım. Şimdi bunu itirafta edemem. Benden hiç beklenilmeyecek bir davranış çünkü. Sonrasında bu parayı dolara çevirdim. Upwork'e yükleyerek 100 connects aldım. 50 connects de onlar verdi. Cesaretimi toplayıp bazı işlere başvurdum. Çok güzel geri dönüşler de aldım. Başarılı olabildim mi peki? Hayır. Başlayalım: İlk başvurumu ne zaman yaptım, ( 16 Aralık'ta internet paketim yenilendiği için 16-19 Aralık tarihleri arasında oldu) kaç gün sonra cevap geldi bilmiyorum ama ilanda 10 tane sloganı Türkçe'ye çevirecek biri aranıyordu. Ben yapabilirim dedim. 20 Aralık 2024 tarihinde cevap geldi. Ortada slogan filan yoktu. Beni Telegram kanalına yönlendirdiler. Başta hiç içime sinmedi ama yine de denemek istedim. Benden hikaye çeviri istendi. 4 plan sunuldu. 4 günde 60 sayfa çeviri seçeneğini seçtim. Ama çeviremedim. O kadar sürede 15 sayfa bile çevirememiştim. Çünkü yanlış bir yol izledim. Sonra "yalan" söyleyerek bir gün daha istedim. Tamam dediler ama o sürede de yapamayınca bir daha "yalan" söyledim ve projeyi tamamlayamayacağımı söyledim. Yine bu saatlerdi. Söyledikten sonra yattım, uyudum. Kalktığımda bir cevap bekledim ama o cevap gelmedi. Hiçbir şey söylemediler. Belki de bana kızmalarını bekledim. Bu arada çevireceğim metin çok heyecanlı,güzel bir metindi. Devamını çok merak ediyorum ancak okumaya cesaretim yok. Bana o günlerimi hatırlatıyor. Ama en güzeli ne biliyor musun. O birkaç gün kendimi çok iyi, çok mutlu hissettim. Kendimi işe yarar hissettim. Yüklerimden arınmış hissettim. Ne yapacağım ben şimdi diye uyanmadım. Güne yepyeni bir amaç, çalışmak için başlamak, iş yapmak için masaya oturmak, kahve içmek, bir şeyleri yetiştirmeye çalışma hissi çok güzeldi. Bu hissi hayatımın her anında hissetmek istiyorum. İkinci maceram bir ürünün çevirisiydi. Patlayan Sihirli Bombalar. 🥲 İşe başvurdum. Çevirilecek dosyayı yüklemişlerdi. Güya onlara hemen çevirip sunmak için onlar bir şey demeden çeviriyi yaptım. Bir gece tam 6 saat bunun çevirisine uğraştım, son noktayı koydum. Sonra ne mi oldu? İlanı kaldırdılar. Üçüncü maceramda beni direkt işe almak istediler, bana kontrat teklif ettiler. Okudum, ama böyle bir yükümlülüğün altına giremezdim. Sözleşme şartlarını okuyunca bunu yapmak istemediğimi anladım. Aslında bakınca aklımda bir merak da oluşturdu. Acaba kabul etseydim nasıl olurdu? Çalışma şartları nasıldı? Bunları sorabileceğim biri vardı ama sormadım. Çok soru sormuş olmaktan korktum. Sözleşme şartlarını kabul edemeyeceğimi söyledim. Bana sadece "Alright" dediler. Ve şimdi 150 connects'ten sadece 39 tane kaldı. İsveçli bir şirkettin web sitesi işini alabilmeyi bekliyorum. 7 tane işe başvuru yaptım ve bekliyorum. Ay sonuna kadar 200 tl koltuk taksidi için, 750 tl yds başvuru için, 905 tl anneme olan borcum için, 3000 tl Orhan'ın gönderdiği para, ikinci üniversitemin ikinci dönemi için bilmem kaç tlik harç ücreti bulmam gerekiyor. Ancak banka hesabımda sadece 97,97 TL, kullanılabilir kredi kartı limitim ise 2,90 Tl. Ablamın yardım parası da kesildi. İnternet paketimden 55,91 mb kullanım hakkın kaldı. 16 Ocak'ta yenilenecek. Geçen ayda böyle günler öncesinden internetsiz kalmıştım. Hiçbir şey değişmiyor hayatımda. Ben hep aynı benim. Ve artık 27 yaşındayım. Bunu gönderebilecek kadar internetim var artık sadece.

Load more comments

Sign in to FutureMe

or use your email address

Don't know your password? Sign in with an email link instead.

By signing in to FutureMe you agree to the Terms of use.

Create an account

or use your email address

You will receive a confirmation email

By signing in to FutureMe you agree to the Terms of use.

Share this FutureMe letter

Copy the link to your clipboard:

Or share directly via social media:

Why is this inappropriate?