A letter from Jan 04, 2025

Time Travelled — 12 months

Peaceful right?

Sevgili Gelecekteki Bengisu, Merhaba. Nasılsın? Her şey yolunda mı? Hayatın nasıl gidiyor, bunu çok merak ediyorum? Zor zamanlardan mı geçiyorsun yoksa hayat senin için kolaylaşmaya başladı mı? Eğer kötü zamanlardan geçiyorsan sana bir hatırlatma yapmak isterim. Allah kontrol ediyor. O sana yardımcı olacak, bunu biliyorsun. Allah sana her zaman destek oldu. Onu anmayı, ondan istemeyi ve onunla sohbet etmeyi ihmal etme. Zafer senin olacak bunu çok iyi biliyorsun ama her şeyden önce Allah'a koşmalı ve ona ağlamalısın. Emin ol, o seni rahatlatacak. Bu engebeli denizde hangi teknede kürek çekersek çekelim, sonuçta o yere varacağız. Ama erken ama geç. O yüzden kürek çekeceğin tekneyi iyi seçmelisin. Altından su alan bir tekne seni geç bile olsa vardırmaz. Seni dibe çeker ve kaybolursun. 2025'e girdik artık. Bu yılın ilk iki günü yeni bir yıla girdiğimiz için çok heyecanlıydım, üçüncü günü heyecan seviyem azalında bir şey fark ettim. OHA! BU YIL 25 OLUYORUM! Nasıl ya? Ben daha dün 16-17 yaşındaydım. Zaman su gibi akıp gitmiş ve ben 25 olmak için hazır hissetmiyorum. Bir bana "kaç yaşındasın?" dediğinde "25 yaşındayım" diye nasıl söyleyeceğim? Ben bu yaşın insanıymışım gibi hissetmiyorum. Yetişkin olmayı çok sevdim ama bir o kadarda sevmedim. Çok fazla sorumluluk varmış gibi hissediyorum ama artık kararlarımda daha özgür olduğum için de seviniyorum. Kendi kararlarını almak büyük bir sorumlulukmuş. :) Neyse biraz 2024 yılını ölçüp biçeyim sana. Özet geçeceğim yani. 2024 yılında kendimle alakalı yeni şeyler keşfettim. Mesela aşırı tetikte olan biriymişim. Bu ne demek? Olabilecek kötü şeyleri tek başıma halletmem gerektiği için önceden önlem almak istiyormuşum ve her şeyi bu sayede kontrol edebileceğimi ve kendimi koruyabileceğimi düşünüyormuşum. Ama böyle bir şey mümkün olamaz ki? Her şey insanların kontrolünde değildir. İnsanların kontrolünde olan şeyler de her bireyin kontrolünde olamayabilir. Bu doğaldır. Neden böyle bir savunma mekanizması geliştirdiğimi biliyorum ve bunu kırmak için uğraşacağım. Sahi, sen ne düşünüyorsun bu konuda? Bu bizden gitti mi? Daha iyi misin? Bu arada bu yıl "Eyvah! Kötü Bir Şey Olacak!" isimli bir kitap okudum. Bu kitap psikoloji üzerine bir eser ve kaygı ile evhamı ele alıyor. Dönüp altını çizdiğim cümleleri okumak ve kitaba aldığım ufak tefek notlara bakmak ister misin? Belki iyi gelir. Bir de şöyle bir bilgi öğrendim. İki farklı iç ses varmış. Birincisi ki olması gereken şu: Sağlıklı yetişkin sesi. Yani kendi öz sesimiz oluyor bu. Bir de ebeveyn sesi var ki bu insanı içten içten bitiriyor. Bu seslerin ayrımını yapmak önemliymiş. Yani ben kendim hakkımda bir yargıya vardığımda acaba bu ebeveyn sesi mi? Bu yüzden mi kendimi yargılıyorum diye dönüp bir bakmak lazım. Hatta sadece kendimizle alakalı değil, başkalarına yaptığımız yargılar, kötü yorumlar, koruma mekanizmalarımız bile buradan kaynaklanıyor olabilir. Bunları tartıp biçmek gerekiyor işte. Ebeveyn seslerinden kurtulmanın en iyi yolu sağlıklı yetişkin seslerimiz ile kavga ettirmemizmiş. Evet bunu çözdün mü? Ettirdin mi o kavgayı? Bazı şeylerin çözümünü sana bıraktım gelecekteki Bengisu. Çünkü ben bu sıralar biraz daha problemlerin nedenlerini bulmaya odaklandım. Çünkü biliyorsun ki nedeni olmayan şeyi çözemeyiz. İş paylaşımı :) Bir de şunu öğrendim; Olaydan önce yaşanılan stres ve kaygı, olay anında yaşayacağımız stres ve kaygıdan daha büyük oluyor genellikle. O yüzden bir olay yaşanana kadar o konu hakkında endişelenmeyi ya da strese girmeyi azaltmalıyım. Bu konuda işler nasıl? İlerleme var mı? 2024'ü kendimin farkında olmak, kötü yönlerimi törpülemek ve mümkün olanları değiştirmek, öğrenmek, gelişmek ve anda olmayı öğrenmekle geçirdim. Bence verimli bir yıl oldu, ben öyle düşünüyorum. Daha öğrendiğim çok şey var şüphesiz. Mesela, sınanmanın ardından gelen gül bahçeleri... Evet bunu hep biliyordum ama bu yıl tamamen bunu deneyimledim. İnstagram gönderimin altına şöyle yazdım: "Hayatı geçmek için sınavlar vermemiz gerekiyor ve sınav kağıdını okuyan kesinlikle hakkımızı veriyor. Küllerimizden değil güllerimizde yeniden doğmamızı sağlıyor İlahi güç. Buna canı gönülden bir kere daha inandırdı bu yıl beni" İşte böyle. Allah büyüktür, yar ve yardımcımdır. Beni daima destekleyeceğini biliyorum. Sen de sakın bunu unutma. Bir de, 2024 yılında evlenme teklifi aldım. Yıllarca beklediğim o an gerçekleşti :) Ama hayır dedim. Biliyor musun? Bazen, bazı şeyler hayallerdeki gibi olmaz. O büyülü, parıltılı, ışıltılı düşler gerçekleşirken büyüsünü kaybeder, parıltısı azalır, ışığı söner... Hayır demek zor değildi de, evet diyememek o kadar zordu ki sana anlatamam. Demek istediğimi anlıyorsun değil mi? Evet diyememek çok zordu. Kalbim çok acıdı. O kadar acı çektim ki bunu yaparken. Hayallerimdeki yüzük, kalbimdeki adamın elinde duruyordu. Yüzük tüm ihtişamıyla parlıyordu. Ama parlayan daha güzel bir şey vardı, yeşil bir çift göz. Bir umut bana bakıyordu ama benim umutlarım bitmişti. Yüreğimdeki yeri o kadar büyük ki, ona o kadar aşığım ki. Ama işte bazen aşk yetmiyor. Ona şunu söyledim, "ben bu yüzüğe aşk, sevgi, güven, sadakat, huzur sığdırmak istedim ama bu yüzüğe sadece hayal kırıklığı ve yalanlar sığdı." İşte böyle, bu konu benim için çok zor bir konu olarak kalacak kalbimin derinliklerinde. Onu çok özlüyorum ama en çok da eski bizi özlüyorum. Gözüm kapalı, her kelimesine inancımın olduğu o eski zamanı... Bu arada şu anda dental sektöründe çalışıyorum. Evet benim alanım değil ama hayat işte. Bizi bir yerden bir yerlere sürüklüyor. Bu sektörü sevdim açıkçası. İşverenim de tatlı biri. O da yengeç burcu. Adı ihsan Kocaağa. Hayallerimden çok uzak bir yerdeyim. Halbuki muhteşem bir kariyerim olacaktı, hayallerimde öyleydi. Ama biliyor musun ne keşfettim? Ben kariyerimin ne olacağına hiçbir zaman karar verememişim. Evet yazmak benim için bir tutku ama ana gelir kaynağı olarak bunu hiçbir zaman düşlememişim. Holdinglerde takım elbiseli işler düşledim hep. Eee? Hangi sektör, hangi şehir, hangi pozisyon? Hiçbir detayım yok. Üzgünüm Bengisu ama, geçmişteki Bengisu bunlara karar vermediği için benim de elimden bir şey gelmedi ve dental sektörüne girdim. Neyse ki ben artık kararımı verdim. Sana biraz bahsedeyim, Ben kendi işimi kurmak istiyorum ve birkaç yıldır bunun için maddi manevi uğraşıyorum. Davet hediyeliği yapmaya başladım. Henüz iş almadım çünkü daha kurulum aşamasındayım. Lütfen bu işi başarmış olalım, lütfen. Bir de Sümeyye ile davet evi açma planlarımız var. Umarım bu da gerçekleşmiş olur. Bu arada şehir dışında kaliteli bir iş fırsatı çıkarsa onu değerlendiririm bunlardan önce. :) Ama bilemiyorum tabi o anın şartları ne olur. Davet hediyeliği işim tutarsa neden düzenimi bozayım? Ha bu arada markamın adı Severge. "Dost, yaren, yakın arkadaş, sevgili" anlamlarına geliyor. İşte böyle gelecekteki Bengisu. Şimdilik aklıma gelenler bunlar. Kendine çok iyi bak, Seni çok seviyorum, Seninle gurur duyuyorum, Allah iyi ki seni yaratmış, İnce ruhundan, derin yüreğinden öpüyorum. Sana bolca sevgiler ve öpücükler yolluyorum canım benim, canımın için. Görüşmek üzere güzel gözlüm, aykızım...

Load more comments

Sign in to FutureMe

or use your email address

Don't know your password? Sign in with an email link instead.

By signing in to FutureMe you agree to the Terms of use.

Create an account

or use your email address

You will receive a confirmation email

By signing in to FutureMe you agree to the Terms of use.

Share this FutureMe letter

Copy the link to your clipboard:

Or share directly via social media:

Why is this inappropriate?