A letter from Jul 18, 2023

Time Travelled — almost 3 years

Peaceful right?

Eski ve yok olup gitmeyen bir defteri açmak üzere geldim. Merhaba Yusuf. Her şeyden önce, umarım bunu okuyorsundur. Karanlıktan korkuyor musun hâlâ? Çünkü sabaha karşı 04.11 de sana bu mektubu yazarken çocukluğumuzda kardeşimizle yattığımız odadayım. Arka oda dediğimiz. Karanlık ve ikinci kulaklığı takmakta tereddüt ettim. Umarım su içmek için uyanan bir meraklı arkamızdan yaklaşmaz Yusuf. En azından bu mektubu bitirene kadar. O lanet alışkanlığı seninle paylaşmak istiyorum. Ne hissettirdiğini. İçimi döküp rahatlamak ve onu çırılçıplak görmek istiyorum önümde. O rengarenk dönen şeyleri ilk gördüğümüzde 2021 yazıydı değil mi? Hafızamıza güvendiğim yok ama olsun. Zaman geçti ve bu renkli çarklar bir bağımlılığı ateşledi. İçimizdeki karanlıkta dönen çarklar belirmeye başladı ve aslında biz hiç de zevk almadığımız bir şeyi durmadan yapmaya başladık. Paramızı harcadık. Kendimizi utanç dolu anlarda yapayalnız bıraktık. Düşünsene. O otoparkı düşün. Annemiz, sen ve ben...O sabah, o otoparkta nasıl ağladığını hatırla. Yaptıkların yüzünden ağlamıyordun. Bunu bize yakıştıramadığın, bizi bu kadar zayıf görmediğin için ağlıyordun eski dostum ve haklıydın. Biz o kadar zayıf değiliz. Kısa süreli mutlulukları uzun vadeli emekle değişmek bizim yapacağımız bir aptallık değildi ama yaptık. Uzun zamanlar yaptık. Sonra bıraktık ve dün geceye kadar da 230 gün kadar uzak durduk o paramızı alan renkli çarklardan. Sanırım ruhum yeniden bir mutluluk istiyordu. Çünkü kimsem yoktu Yusuf. Özür dilerim. Son bir kez affet beni. Dayanamadım ve girdim. Merak etme çarklar sadece 1400 liramızı alabildi. Daha da alamayacaklar. Çünkü artık kabullenme vakti geldi eski dostum. Ben, yani sen, biz...yapayalnızız ve içimizde bir şeylerin oynamasını, renklenmesini...büyük bir özlemle bekliyoruz. Her sabaha o umutla gözlerimizi açıyoruz Yusuf. Minibüslerde, metrolarda o mutluluğu arıyoruz. Seni anlıyorum. Gözlerim doluyor şu an...Çünkü seni anlıyorum ve sana yemin ederim ki bir gün...bir gün bu hayat bu günlerin bedelini bir şekilde ödeyecek sana. Biliyorum, canın sıkılıyor...Biliyorum insanlar seni anlamıyor. Biliyorum sen de herkes kadar tuhafsın ve bunu saklamıyorsun, örtmüyorsun ve makyajdan, boyadan ibaret bir imaj yaratmıyorsun; bu yüzden yapayalnızsın. Biliyorum. Ama artık bir daha kumar oynamamalıyız. Sebeplerini sayalım mı birlikte? Sana okuması sıkıcı gelebilir ama sanırım buna ihtiyacım var... -İçimdeki boşluğu kumar dolduramaz! -Sabahtan akşama kadar çalışıyorum Yusuf ve bu parayı oraya harcamak istemiyorum. Bir boşluğa atıp ikiye katlanarak yukarı uçmasını beklemek gibi bir şey çünkü bu... -Sen böylesine bir tufaya gelmeyecek kadar, en azından o kadar, zeki bir çocuksun. Gerçi bu mektubu aldığında 23 yaşında olacaksın. Kim bilir ne hâldesindir. Umarım spor yapıyorsundur Yusuf. Umarım hak ettiğimiz hayatı bir parça da olsa yaşıyorsundur ve kitap okumayı ihmal etmiyorsundur. Sana söz. Bir daha düşmeyeceğim o çukura. Bir seferlikti hepsi bu. Benim derdim para ya da o renkli çarkların dönmeye devam etmesi değil ki... Benim derdim yalnızlık, anlaşılamamak ve sevilmemek. Neden bunların getirdiği acıyı kısa süreliği kalp ritimi artışlarıyla bastırmaya çalışayım ki... Hem de bu kadar yüksekken bedeli.. Gerek yok. Hiç yok. Biz bu bedeni, bu ruhu buralara kadar ne zorluklarla getirdik Yusuf. Kıçı kırık iki mühendisin tasarladığı birkaç oyun elimizden bunu almamalı ve almayacak. Kendime zaman veriyorum her konuda olduğu gibi. Ben de insanım ve hatalar yapıyorum ama üzerlerine çullanmak ve nasıl çözerim diye olay yaratmak anlamsız. Bu yaşıma geldiğimde anladığım bir şey varsa, kervanın gerçekten de yolda düzüldüğü. Hem de büyük bir kısmı... Sana sözümü verdim. Kendimi de anlıyorum. Bağımlılıklardan uzakta, huzurlu bir hayat yaşayalım diye elimden geleni yapacağım. Standing Stones çalarken, biraz Rdr2 oynayıp (iş dışındaki tek meşgalemiz, belki hatırlarsın) kahvemi yapacağım. Daha iyi hissediyorum. Seni seviyorum eski dostum, Umarım iyisindir ve umarım iyi olmanın karşılığını alıyorsundur. Hiç değilse iyi olmanın değerini biliyorsundur. Unutma, sonuncusu en önemlisi. -Bu yoldaki tek dostun, Yusuf

Load more comments

Sign in to FutureMe

or use your email address

Don't know your password? Sign in with an email link instead.

By signing in to FutureMe you agree to the Terms of use.

Create an account

or use your email address

You will receive a confirmation email

By signing in to FutureMe you agree to the Terms of use.

Share this FutureMe letter

Copy the link to your clipboard:

Or share directly via social media:

Why is this inappropriate?