A letter from March 21st, 2021

Time Travelling — about 5 years

Peaceful right?

Yaşım 22 bu mektubu okuyacağım vakitler yaşıma cevâben ya 27 diyeceğim ya da sararmış eski bir resimde kalacağım. Hep ilgimi çekmiştir nostaljik duygusal fikirler içinde zariflik incelik detay barındırır esasen . Hep erteledim derine indiğimde altında yatan sebebin yazmaya değer varlıklara sahip olmayışımı farkettiğimde, üzerine gittim bu düşüncemin. Sahi bundan 5 yıl sonra hatırlamaya değer olması için bugünümün nasıl olması gerek? İyi bir öğrenim düzeyi, mesleki yükseliş, kişisel gelişim belki lüks bir yaşam ve özenilesi bir ilişki; bir eş, mükemmel bir aile bunların hepsine gerek yok, hiç biri olmasa da olur aslında yazmak için bugünü yaşama şansının verilmiş olması yeterli. Yazdıklarımı okumak için ise bugün yaşadıklarımın 5 yıl sonraki beni değiştirmemiş olması. Karakterim ahlâki değerlerim, inancımın öğretileri, bir başkasındaki iyi ben, kimsenin kalp kırgınlığına sebep olmamak ah almamak, of dedirtmemek bunlar çok değerli. Aslında yazmak için en doğru zaman bugün, çünkü en dipteyim ve aslında bugünümden geleceğime umuda sebepler yolluyorum. Yüzleşiyorum, yavaş yavaş gafletten uyanıyorum aslında istediğim yaşantı bu değil, böyle olunca sanki yaşadığın senin hayatın değilmiş gibi hissettiriyor. Yaptıklarıma, yapmadıklarıma, seçtiklerime dönüyorum kimi zaman acımasızca eleştiriyorum kızıyorum kendime, bazen kabullenip sadece nefes alıyorum bazen bir adım atıp yaşamaya çalışıyorum çünkü ben eğer bir adım atmazsam şansa kalmıyor hiç bir şey kendiliğinden de düzelmiyor, hatta önlenemez derecede bozulmaya devam ediyor. Dünya adaletsiz, dünya zorba.. Lâkin yaşamak çok ciddi bir hâdise her detayına özenilesi çünkü ilk çünkü tek. Yorgunum hem de çok, ağır geliyor kaldırmakta güçlük çekiyorum hep geç kalmış gibi hissediyorum belki de bu mektubu okurken de bügünlerimi düşünerek geç kaldığımı düşünecegim. Belki de bu döngü hep böyle devam edecek, yaşayamadan nefeslerim bitecek belki. Neyse bu melankolik hüzünlü ruh haline hayat mottolarımdan birini söyleyerek sonlandıralım: "Eğer sahip olduklarını değiştirmeye gücün yetmiyorsa sahip olduklarınla mutlu olmayı bilmen gerekir." Hiç bir işin yolunda gitmiyorsa ki bunlar muhtemelen dunyalıktır yani geçicidir buna odaklan sadece, kendine bir yaşam alanı belirle ilgilendiklerin, sevdiklerin, yapmaktan keyif aldıkların olsun. Yalnızlıktan korkma kendinle vakit geçiriyormuşsun gibi düşün ve inan bu vakitlerinde çok değerli çünkü sen değerlisin hatalarınla birlikte yargılanmana, küçümsenmene, değersizleştirilmene rağmen seninle oturup gerçekten samimi bir sohbet etmemiş kişilerin senin hakkındaki yorumları davranışları ne kadar gerçekçi olabilir ki bu tamamen onlarla alakalı bir durum seni senden iyi kimse tanıyamaz o halde kimseye seni kolayca eleştirme yargılama değiştirme hakkı verme onlar bu hakkı kendilerinde bulsalar dahi sen doğru kabul etmedikçe değersizleşir seni etkileyemez, yolundan döndüremez, doğrularını değiştiremez. Biraz bügünüme dair notlar bırakacak olursam kırılma noktası 2016 lise mezuniyetim ve şu an her şeyin sebebi gördüğüm yanlış seçimim daha doğrusu seçmeyişim, boş vermişliğim hayatını yeteri kadar ciddiye almamam, aslında kendimi layık görmeyişim şimdilerde bununla da yüzleşiyorum ne zaman bir şeyler iyi gitmeye başlasa ya benden kaçıyor ya da bilinçsizce ben kaçıyorum çünkü haketmediğini düşünüyorum burada devreye çocukluk kodlarım giriyor. Hazır değilim aslında ilk mektubumda yer almasını da istemiyorum sanki diğer mektuplarıma sirâyet edecekmiş gibi böyle bir özelliği var çok üzücü bir insanın çocukluğu hayatının tüm evrelerine yansıyor yapışıyor üzerine çıkmıyor kara bir leke gibi. Tâ ki farkına varana kadar bu döngüye bir dur diyebilene kadar. Bu aydınlanma bazen okuduklarında oluyor, bazen yaşadıkların, çıkardığın dersler bakış açını değiştiriyor. Bugünümde ki Nur kısa süreli bir kaç başarısız iş tecrübesine sahip oldu çünkü kendini keşfedememişti daha ne istediğini bilmiyordu. Değerli dostlar kazandı bir çoğunun hayatına dokundu, kaybettiğine ama illaki bir gün tekrar kazanacağına dair umut beslediği dostunu Sündüz' ünü can içini bu mektubun bir köşesine sığdırmalıydı elbette ki kalbinin en değerli köşelerinden birinde hep bâki kalacaktı. Dün Kadriye hocam beni hafızlığa yönlendirdi. Teşvik etmesi için de bugünün tarihini not almamı istedi ben de daha kalıcı olması için mektubumda yer veriyorum. Tükenmişliğimin üzerine endişelerimde eklendi bir yanda da umudum, azmim atacağım adıma hazırlığa başladı yüreğimin bir tarafı inaç dolu, mutlu yarınlarla, hayallerimle kaplı diğer yani zifiri karanlık. Oysa ben her günümü yeni bir hayat bilmeyi, o hayatında yalnızca bir günden ibaret olduğunu yani ki öylesine dolu dolu öylesine yaşanabilir sadece iyiye doğruya, mutluluğa, bana odaklı keşkelere yer olmayan şükür dolu bir gün olması gerektiğini savunanlardanım. Her şey geçici yaşadığım en uç duygularda o duyguları yaşayan olaylarda o olayların içindeki kişilerde bunu bil bunu yaşa. Akışına bırak ama elinden geleni yapmış olmanın tevekkülüyle hiç bir şeyde mükemmel ölçüde başarı katedemezsin hiç bir şey sen istedikten sonra basarılamaz değildir. Sadece eylem dua sabr. Bir de o an bekleme biraz zaman geçsin ki daha geniş bir bakış açısına sahip ol insan değişiyor istedikleri şekil değiştiriyor istememesi gerektiğini anlıyor daha iyisine sahip olunca. Hiç bir şey değişmese bile bu mektup bana çok iyi geldi. Yine ben iyi geldim kendime bir de Rabbim birileri olsa da olmasa da bu ikisi hep olsun ki sarsılsan da yıkılma.O zaman kapanışı güzel bir duayla hatta nasip olursa bu mektub silsilesinin ilkini okuyacağım yıllara temennilerimle üç noktalayalım. Rabbim gönlümü ferahlat yolumu aydınlat ki doğruyu daha kolay bulabileyim. Bana dayanma gücü değişim gücü ver. Sevdiklerimin hasretini yükleme kalbime, her zaman ettiğim duayı kabul buyur: Beni sevdiklerimle birlikte senin yolunda can buldur, senin yolunda canımızı teslim al. Beni terketme beni, bana dahi bırakma insanların vicdansızlığına, adaletsizliğine karşı kendi adaletinle hükmet, rahmetini esirgeme, sabrımı arttır, yese düşürme umudumun yeşerttiği, hayallerimin de ötesinde bir hayat bahşet şükürle imtihan et, şükürsüzlük gafletinde bocalanmama müsaade etme. En büyük şükrüm; ettiğim dualarımın kabulü, yaptığım iyiliklerin iki cihanda da karşılığı olan eşim ve evlatlarım olsun öyle bir aile nasip et ki sağlam temellere dayansın, huzurla, kolaylıkla, hamdla, imanla, hoşgörüyle, merhametle, sevgiyle, anlayışla, ilgiyle sürdürelim ta ki asıl evimize âhiret yurduna göç edene kadar. Yarım kalmışlığı üzerime sindirme, köklerime evime kavuştur. Kalû belâ da verdiğim sözün sahibiyle vuslâtımızı uzak etme ve bize bir emanet bâhşet. Evlâdım üzerine yazacak söz bulamadım kendim için ondan daha çok istediğim bir duam da olmadı. Nasıl bir duygu bu Yarabbi, daha yokken aslında var olması bu denli iç titremesi boğazımı düğümlemesi her şeyin bir anda onunla güzelleşmesi sen yaşat Yarabbi...

Load more comments

Sign in to FutureMe

or use your email address

Don't know your password? Sign in with an email link instead.

By signing in to FutureMe you agree to the Terms of use.

Create an account

or use your email address

You will receive a confirmation email

By signing in to FutureMe you agree to the Terms of use.

Share this FutureMe letter

Copy the link to your clipboard:

Or share directly via social media:

Why is this inappropriate?