Press ← and → on your keyboard to move between
letters
Dear FutureMe,
Saatler Türkiye için 21.14'ü gösteriyor. Karanlıkta yatağımda oturuyorum. Eğer önümde gerçek anlamda kağıt ve kalem olsa kelimeler kolayca akıp giderdi. Zaten gelecekteki kendim için sık sık mektup yazarım. Ama şimdi yazmak biraz garip geliyor. Etrafımdaki konuşma sesleri dikkatimi çok fazla dağıtıyor. Kendime ait bir yaşam alanında şimdikinden daha üretken olacağımı düşündüm hep. Belki bu mektubu aldığımda kendime ait bir yaşam alanında olacağım ve belki yalnızlığım içimi yavaş yavaş oyuyor olacak. Şu anki hayatımı beğenmeyişime ağlayacağım. Zamanın beni götüreceği yerden tamamen habersiz burada bulunurken, başıma gelen ve gelmeyen her şeye rağmen nefes alıyor olmaktan, bunları yazabiliyor olmaktan, penceremden giren havayı hissedebiliyor olmaktan son derece hoşnutum.
Geleceğe yazıyorsam eğer, yetişkin insanların düştüğü "hayatı" unutmak hatasına düşmemek adına kendime yaşamanın güzelliğini bir kez olsun hatırlatıyorum. Bir zamanlar bunları hissettim, öyleyse şimdi de büsbütün uzak sayılmam bundan demenin bir yolu bu.
Kafamda planladığım şeylerden bir bir uzaklaşmaktan korkuyorum. Kimileri bunu kaçınmanın mümkün olmadığı bir senaryo olarak görüyor. Ne yazık ki bu doğruysa kendimi bir gün boşuna yaşamış sayacağım. Belki bunu yeniden okurken değil, belki ölmek üzereyken ama bir gün işte... Tüm kalbimle diliyorum, ömrümü boşuna harcamayayım.
Yapmak istediğim meslek, gitmek istediğim üniversite... Gerçekleştirmeye en yakın olduğum hedeflerim. Hayallerimi yaşamaya başlamanın bir basamağı yalnızca ve hep olduğu gibi bacağını kaldırıp da ilk adımı atabilmek çok zor. Ama tüm gücümle deniyorum. Umarım bunu yeniden okurken başarmışımdır.
Aşk mı değil mi ayırdına varamadığım şeyler duyumsuyorum. Garip bir sıkışmışlık hissine kapılıyorum bazen. Bunu yeniden okurken aşkın ne olduğunu kavrayabilmiş olmayı umuyorum. Acısıyla da tatlısıyla da kavrayabilmiş olmayı.
Ve merakıma yeni düşerek Amor'u soracağım. Bu konuda başıma gelecekleri hep çok merak ediyorum. Onu ve kendimi kırmadım umuyorum.
Beni üzen şeylerden sıyrılmak konusunda kendimi pek başarılı görmüyorum. Canımı yaktığını ve yakacağını bildiğim şeyleri sürdürmek konusunda fazla güçlü bir ısrar gösteriyorum. Umuyorum fazla yaralamamıştır bu özelliğim beni.
İçimde bir taraf hep fazlasıyla canlı. Bir dalı hep yeşil olan ağaç gibi. Yorganımın altından, sığındığım herhangi bir yerden tekrar çıkamayacak; bir daha ayağa dahi kalkamayacak gibi oluyorum. Ertesi gün beni yeniden uyandırıyor o taraf. Umuyorum, yeniden okuduğum ana dek hiç kaybetmedim onu ve kaybetmeyeceğim.
Hepsinin ötesinde, daha şimdiden umduklarımı da hiç ummadıklarımı da kabul ediyorum. Sen de kabul et. İstediğin an her şeyi bozup yeniden başlamanı mümkün kılan cesaretini hiç kaybetme. Bu yıllar sonraya yazılmış bir mektup, belki ihtiyaç duyduğun tüm cevapları içinde barındırıyordur. Hala eksik varsa bir yerden aramaya başlamalı insan. Ama şimdi bunları okurken benim sana bir armağanım gibi düşün, kendini dinle, en çok neye ihtiyacın olduğunu sor kendine. İlk duyduğun doğru cevap olacak biliyorsun, yap onu. Her neyse yap. Çünkü tekrarı olmayacak.
Kalanında çok mutlu bir hayat diliyorum bize ve arada da mutlulukların ayırdına varabilmemiz için birkaç tutam tuz.
Bunu okuyan herkes için bir şarkı: Eleni Karaindrou (Yanlış yazmış olabilirim, pardon) - By the sea.
Tüm iyi dileklerim, bolca ışık ve sonsuz sevgiyle,
16,5 yaşından.
Sign in to FutureMe
or use your email address
Create an account
or use your email address
FutureMe uses cookies, read how
Share this FutureMe letter
Copy the link to your clipboard:
Or share directly via social media:
Why is this inappropriate?